Doç. Dr. Pelin Alpkökin: ‘Projelerimiz kamu yatırım programına alınmıyor’

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Raylı Sistemler ve Çevre Korumadan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, İstanbul’da yapımı devam eden metro projelerinden, kredi sorunlarından ve ulaşım hatlarının güncel durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

DEVRALDIĞIMIZDA ORAN DÜŞÜKTÜ

Alpkökin, İstanbul’un Türkiye’nin ekonomik merkezi olduğuna dikkat çekerek, “Böyle bir şehirde, 2019 yılında 230 kilometreyi biraz aşan bir metro sistemiyle devraldık. İstanbulkart uygulaması içerisinde yüzde 30’ları zor bulan bir orandı bu. Dünya standartlarına baktığınızda, o dönemde bu özelliklere sahip bir şehir için bu oran oldukça düşüktü. İBB’nin en önemli görevlerinden ve vizyonlarından bir tanesi hiç aralıksız yeni hatların planlanması, inşaatların devam etmesi, var olanların tamamlanması konusundaki vizyonu İBB başkanımız Ekrem İmamoğlu bize çizdi zaten. Bir de o dönemde daha önceden ihalesi yapılmış, başlanıp yarısına kadar getirilmiş, başlangıcı yapılmış ama sonrasında durmuş, bir kısmı da sadece sözleşme yaklaşık 140 kilometrelik raylı sistem ağı devraldık. 2013-2014 yılından kalan projeler vardı. Bunların çoğu uygulanabilir ya da güncel projeler değildi” dedi.

ENGELLERE TAKILMAMASI GEREKİYOR

Kentsel projelerin 400-500 milyon Euro’yu geçtiği zaman mega proje olarak değerlendirildiğini ifade eden Alpkökin sözlerine şöyle devam etti:

“İstanbul’da biz 10 tane metro yapıyoruz diyoruz ya, aslında bunların neredeyse her biri neredeyse mega proje. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz sadece ulaşım aksında 10 tane mega projeyi yönetiyoruz. Bu raylı sistemlerin finansman modelleri normal şartlarda uluslararası kreditörlerden alınıyor. Bu kredilerin alınabilmesi için, projenin her yıl açıklanan kamu yatırım programında olması gerekiyor. Ancak bugüne kadar hiçbir projeyi kamu yatırım programına aldıramadık. Kamu yatırım programında olan projelerimizin kredilerini kullanabilmek için İBB Meclisi’ne başvuruyoruz. Daha sonra da Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvuruyoruz. Bizim bu onaylarımız Meclis’te ve bakanlıkta 1 yılı aşan süre bekliyor. Bu gibi yatırımların sürdürülebilirliğini kaybetmemesi için engellere takılmaması gerekiyor. Metrolar, en güvenilir bina ve yapı stoğu sınıfına göre tasarlanıyor. Özellikle 1999 şartnamesinden sonra yapılan metro hatları, olası bir deprem durumunda bizim için sahra hastanesi, lojistik koridor veya bazı malzemelerin depolanması ve yönetim alanları, çocuk, yaşlı, engelli gibi özel nüfusun geçici olarak barınabileceği alanlar olarak da kullanılabilir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x